<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ağaköy Web Sitesi</title>
	<atom:link href="https://agakoy.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://agakoy.com.tr</link>
	<description>Armut Diyarı Ağaköy</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Aug 2022 18:34:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0.2</generator>

<image>
	<url>https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/cropped-LOGO-1-32x32.png</url>
	<title>Ağaköy Web Sitesi</title>
	<link>https://agakoy.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Deveci Armudunun Hikayesi</title>
		<link>https://agakoy.com.tr/2022/08/27/deveci-armudunun-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ağaköy Muhtarlığı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2022 18:32:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://agakoy.com.tr/?p=290</guid>

					<description><![CDATA[1960 yılıydı. Ava meraklı bir insandım. Bir gün av dönüşü, yoldaki hayvan izine düşmüş armut dikkatimi çekti. Normalde o mevsime kadar bu meyve yaşamaz. Bu sebeple o tek meyve çok dikkatimi çekti ve çevrede araştırarak, armudun ağacını buldum.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1960 yılıydı. Ava meraklı bir insandım. Bir gün av dönüşü, yoldaki hayvan izine düşmüş armut dikkatimi çekti. Normalde o mevsime kadar bu meyve yaşamaz. Bu sebeple o tek meyve çok dikkatimi çekti ve çevrede araştırarak, armudun ağacını buldum. Ağaçtan aşı kalemleri aldım ve daha sonra bunları İtalyan ve Fransız armutları ile evlendirdim. Yaklaşık üç yıl sonra bu evlilikten, ağırlığı bir buçuk kiloyu bulan armutlar ortaya çıktı. Onlara Deveci armudu adını verdim.”</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img width="768" height="432" src="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/IMG_20200923_171513-Orta-edited.jpg" alt="" class="wp-image-289" srcset="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/IMG_20200923_171513-Orta-edited.jpg 768w, https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/IMG_20200923_171513-Orta-edited-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption>Deveci Armudu</figcaption></figure></div>


<p>Günümüzde, Türkiye’nin tarımdaki ihraç kalemlerinden olan; lezzeti, dayanıklılığı ve büyüklüğü ile ünlü Deveci armutlarının ortaya çıkış hikâyesini, bu sözleriyle özetliyor Lütfi Deveci. Armudun öyküsü elbette ilginç ama ondan daha ilginci, hayatını Türkiye tarımına adamış bu ‘tarım bilgesinin’, adeta bir romanı&nbsp;andıran 95 yıllık yaşamı. 1912 doğumlu Deveci, Cumhuriyettin kuruluş sürecinin şahitlerinden. Halen Çeşme Alaçatı’da yaşamını sürdürüyor.</p>



<p>Deveci armutlarının serüvenini dinlemeye gittiğimiz Alaçatı’da, adeta asırlık bir çınar karşılıyor bizi. 83 yıllık Cumhuriyet’in neredeyse bütün aşamalarının izini sürebileceğiniz; Atatürk’ten İsmet İnönü’ye Şükrü Saraçoğlu’ndan Celal Bayar’a kadar kurucu kadroyla olan anılarını dinleyebileceğiniz ‘son isimler’den biri aslında o. Bu anılara geçmeden önce, röportaja vesile olan armudun hikâyesine tekrar dönelim. Armudu bulduğu dönemin ilkbahar olduğunu hatırlıyor Deveci. Yani eski hasadın çoktan kalktığı ve meyvelerin tekrar çiçek açtığı dönem. “Bu kadar uzun süre bu meyvenin bozulmadan kalması beni araştırmaya teşvik etti.&nbsp;Onun özel bir ürün olduğuna inandım ve neticesini aldım. Dünya’daki armut çeşitlerinin ağırlığı 300 &#8211; 400 gramı geçmez. Deveci armudu ise 1,5 kiloya ulaşıyor. Türk Patent Enstitüsü’ne müracaat ettim ama meyvecilik maddesi olmadığı için tescil edilemedi. Oysa Deveci armudu bir dünya rekoruydu.”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" width="800" height="450" src="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-91-1.jpg" alt="" class="wp-image-161" srcset="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-91-1.jpg 800w, https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-91-1-300x169.jpg 300w, https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-91-1-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>BABAM, ATATÜRK’ÜN YAKIN ARKADAŞIYDI</p>



<p>Fransızlar tarafından, 1963 yılında dünyadaki meyvecilik alanında ekol olmuş 22 isimden biri seçilen Lütfi Deveci’nin ziraat alanındaki mücadelesi, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına kadar gidiyor. Babası Arif Aslan Deveci, Atatürk’ün emriyle Çerkez Ethem ile birlikte Kuvva-i Seyyare’yi kuran iki isimden biri ve Gazi’nin yakın dostlarından. Çerkez Ethem’in Atatürk’le arasının açılması ve ülkeyi terk etmesinden sonra, onunla birlikte çalışanlar İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanır.&nbsp;Onlar arasında Arif Aslan Bey de vardır. Ceza almaktan Atatürk’ün talimatıyla son&nbsp;anda kurtulur. Atatürk’le yakın dostluğu Cumhuriyet döneminde de devam eder. Çocukluğunda kendi evlerinde genç kızların sigara sardıklarını ve bunların Gazi’ye gönderildiğini hatırlıyor Lütfi Deveci. Babasının asıl işi deve tüccarlığıdır. Atatürk’ün evlerine misafir geldiği gün de onun geniş hatıratının önemli ayrıntılarından.</p>



<p>Arif Aslan Bey, deve tüccarlığının yanı sıra, çiftlikleri olan ve ziraat işiyle de uğraşan, devrin önemli zenginleri arasındadır. Ancak servetinin önemli bir kısmını, Kuvva-i Seyyare’nin masrafları için kullanır, Kurtuluş Savaşı yıllarında. Babasının millî mücadeledeki özverisi bugün bile duygulandırıyor Lütfi Bey’i. O günleri anarken, yaşadığı gururu gözlerinden okumak mümkün. Lütfi Deveci’nin tarıma olan ilgisi de babasının çiftliklerinde geçen çocukluğundan miras. “Ziraat sevdası o çiftliklerde geçirdiğim güzel günlerde yüreğime düştü.” diyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" width="695" height="450" src="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-3.jpg" alt="" class="wp-image-155" srcset="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-3.jpg 695w, https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-3-300x194.jpg 300w" sizes="(max-width: 695px) 100vw, 695px" /></figure></div>


<p>SAMSUN’DA HAYATIM DEĞİŞTİ</p>



<p>Lütfi Deveci’nin yaşamında ve ziraat alanında kendini göstermesinde Samsun’un özel bir yeri var. Manastır’ın Bitola şehrinde doğan Deveci’nin ailesi, birinci Dünya Savaşı sonrası önce Ankara’ya, ardından da Samsun’a göç eder. Çocukluğu Karadeniz’in en güzel bölgelerinde geçer. 1929’da Samsun Ticaret Okulu’nu bitirir ancak ticaretten hoşlanmaz. Gözü hep kırda ve tarımdadır. 1929’da yaşanan Dünya Ekonomik Krizi’nden babası da etkilendiği için, çok istediği Avrupa’da tarım tahsilini yapma hayalini gerçekleştiremez.&nbsp;Onun asıl hedefi tarım konusunda Almanya’da eğitim almaktır. Bu gerçekleşmeyince tarıma olan ilgisi onu Bursa Ziraat Mektebi’ne yönlendirir. Atatürk’ün o dönem ülkedeki bütün ziraat mekteplerini kapatarak, sadece Bursa’yı bıraktığını ve oraya büyük yatırım yapıldığını anlatıyor. Zaten o yıllarda ziraat alanında eğitim veren yüksek okul da yoktur. Yurtdışından hocaların geldiği, Cumhuriyet’in tarım politikalarının şekillenmesinde önemli bir merkez haline gelen Bursa Ziraat Okulu’ndan birincilikle mezun olur Deveci. Yıl 1932’dir. Bursa’daki okulda teorik derslerle pratik uygulamaların birlikte yürütülmesi onun maharetlerinin gelişmesine de yardımcı olur. Çok istediği Almanya’ya gidemez ama okula ders vermek için gelen Alman hocalardan fazlasıyla faydalanır.</p>



<p>Mezuniyet sonrası Samsun Tarım Müdürlüğü’ne ataması yapılır ve bir buçuk yıl orada çalışır. O dönem kendini göstermek için karşısına bir fırsat çıkar. Samsun belediye başkanı, lavanta bahçesinde başlayan hastalığı durdurması için ondan yardım ister. Hastalığın durdurulmasına olan katkısına karşılık belediye başkanından 4-5 dekarlık bir araziyi oldukça ucuz fiyata satın alır. İlk meyve çiftliğinin temelini de bu arazide atar. Bu olayı, ‘hayatını değiştiren gelişme’ olarak anlatıyor Deveci. Çünkü bildiklerini uygulamak için eline geçen ilk fırsattır bu, ancak heyecanı yarıda kalır. Üzerinde titizlikle çalıştığı meyve bahçesini sele kurban verince, memuriyet hayatına döner.</p>



<p>Yaşadığı bu olumsuzluğa rağmen tarımdaki hayallerinden vazgeçmek niyetinde değildir. 1936’da, yörede bir ilk olan Büyükdere Fidanlığı’nı kurar. Ayrıca beş dekarlık bir arsayı da satın alır. Bir yıl sonra ticari manada ilk çilek ziraatını bu arsada başlatan Deveci, 1938’de tarlasını genişleterek, ilk meyve fidanlarını diker. Bu atılımın önemi büyüktür, çünkü o yıllarda çok verimli ovalara sahip olmasına rağmen Samsun ve çevresinde ticari manada meyve fidanlığı yoktur. Kürtün Deresi’ndeki fidanlıkta bu işe ticari olarak başlayan Deveci, yöredeki ilk model olur. İlk olmak bütün zorlukları göğüslemek demektir. Yaptığı işlere insanların gülüp geçmesi onu daha da hırslandırır. Başlangıçta bu işten para kazanılacağına kimseyi ikna edemez. “Sel baskınları, hırsızlıklar ve maddi zorluklar içerisinde çok zor yıllar geçirdim. Herkes boş hayallerin peşinde koştuğumu söylüyordu. Ancak neticede ben haklı çıktım, emeklerim boşa gitmedi.” diyor Deveci, o günleri anlatırken.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" width="800" height="450" src="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-8-1.jpg" alt="" class="wp-image-160" srcset="https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-8-1.jpg 800w, https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-8-1-300x169.jpg 300w, https://agakoy.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/bursa-meyve-sebze-yeniden-bgazete-8-1-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU’DAN ŞEFTALİ DAVETİ</p>



<p>Bu zor yılların ilk ürünleri 3 yıl içinde alınmaya başlar. Yetiştirdiği çilek ve şeftaliler çok beğenilir. Deveci işinde o kadar iyidir ki, onu gören bütün Kürtün Vadisi sakinleri, diğer işlerini bırakıp, meyve ziraatına başlar. Cumhuriyet döneminde Ziraat Bankası ilk meyvecilik kredilerini bu vadide yaşayan çiftçilere verir. Krediler yörenin kalkınma sürecini hızlandırır. Buna vesile olmaktan duyduğu memnuniyeti özellikle vurguluyor Deveci. Kürtün Vadisi, günümüzde bile Karadeniz sahilinin önemli bir bölümünün meyve ihtiyacını karşılamaya devam ediyor.</p>



<p>Lütfi Deveci, 1946’da Tarım Bakanı Şevket Raşit Hatipoğlu’nun isteğiyle Samsun Gelemen Devlet Çiftliği’nin kuruluşunda görev alır. Burada ürettiği yarım kilo ağırlığındaki ‘J.H. Hale’ cinsi şeftalilerin ünü Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na kadar ulaşınca Ankara’ya davet edilir. Başbakan, yapılan bu işten neden haberi olmadığı ve bu güzel meyvelerin Ankara’ya neden ulaşmadığı konusunda kendisine sitem eder. Bu olaydan sonra Gelemen Çiftliği’nde üretilen şeftaliler, o dönem Ankara &#8211; Samsun hattında çalışan altı kişilik uçaklarla başkente gönderilmeye başlanır. Bu işe bizzat Başbakan Saraçoğlu ön ayak olur. Hatta Ankara’da, o dönemin seçkin lokantalarından olan Karpiç de, Başbakanlıktan aldığı özel izinle Samsun’daki çiftlikten aynı uçakla şeftali getirterek, müşterilerine ikram etmeye başlar. Samsun yıllarından sonra onun hayatındaki ikinci önemli merkez Gebze’dir. 1949’da Gebze’de arazi satın alan Deveci, burada modern bir meyve çiftliği kurabilmek için Avrupa turuna çıkarak İtalya, Fransa, Belçika ve Hollanda’daki modern üretim alanlarını inceler. Bu işin o dönemdeki üstatları ile tanışır ve Floransa Meyvecilik Fakültesi’nde melezleme araştırmalarında bulunur; budama seminerlerine katılır. Bu araştırmalar sonucu kurulan Gebze’nin Tavşanlı köyündeki çiftlik kısa sürede bölgenin kalkınmasına öncülük eder. O döneme ait en ilginç hatırası ise Ziraat Bankası’yla ilgili. Gebze Ziraat Bankası müdürü, çiftliğe gelerek kendisine bölgenin kalkınmasına olan katkılarından dolayı teşekkür ederek, “Tavşanlı köyü sakinlerinin banka hesaplarında, başka hiçbir köye nasip olmayan miktarda para birikti.” der. Deveci’nin çalışmaları Tavşanlı köyünü zengin etmiştir. Lütfi Deveci’nin Avrupa’daki meyvecilik üstatları ve çeşitli enstitülerle olan ilişkileri bundan sonra da devam eder. Dönemin en ünlü meyve uzmanları ile uzun yıllar devam edecek dostluklar kurar.</p>



<p>CELAL BAYAR VE İSMET İNÖNÜ’NÜN İLGİSİ</p>



<p>O dönemde yine Samsun’da, meşhur ‘Star King’ marka elmalardan da yetiştirmektedir Deveci. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a, bir Samsun ziyaretinde bu elmalardan ikram edilir. Tattığı ürünün lezzetinden çok etkilenen Cumhurbaşkanı, aynen Saraçoğlu gibi bunları üreten Deveci’yi Ankara’ya davet eder. Deveci, “Celal Bayar bana, bu elmaların Amerika’da yediği Star King’lerden çok daha lezzetli olduğunu ifade etti.” diyor. Bayar, hayatını tarıma adamış bu idealist insana büyük ilgi gösterir ve görevi süresince her türlü yardımı yapar. Bayar’ın meyveciliğe çok meraklı bir devlet adamı olduğunu söylüyor Deveci ve Ankara’daki görüşmenin uzun yıllar devam edecek bir dostluğa dönüştüğünü belirtiyor. Bayar’ın o dönemler kendisine, ‘meyvelerin şehinşahı’ diye hitap ettiğini de ekliyor Deveci.</p>



<p>Aynı ilgiyi eski cumhurbaşkanı ve CHP lideri İsmet İnönü’den de görür. CHP’nin efsanevi lideri, 1966’da eşi Mevhibe İnönü ve çocukları ile Gebze’deki çiftliği ziyaret eder. Bir gününü çiftlikte geçirir. Bu ziyarette oluşan samimi ortam, Deveci’nin hâlâ hatırında. İnönü’nün kendisini öpmesi ve bunun fotoğraf karesine yansıması üzerine, “Paşam bu görüntü olmadı.” der.&nbsp;Onun, “Sende mi kendini öptürmekten hoşlanmıyorsun” demesi üzerine, espriyi patlatır: “Hayır paşam ama bir gün karşı partiden adaylığımı koyarsam bu resim beni yakabilir.” Tecrübeli devlet adamının, bu sözüne kahkahalarla güldüğünü anlatıyor. Tarıma adadığı ömrüne çilek, şeftali ve elma ziraatını anlatan üç de kitap sığdıran Deveci, 1988’de çiftliklerini satarak emekli olur. “Şimdilerde dostlarıma amatörce yardımlarda bulunarak mesleki sevgimi tatmin etmeye çalışıyorum.” diyor.</p>



<p>Deveci armutları bugün meyve meraklılarının favorisi olmaya devam ediyor. Sırf bu cinsi kullanarak kalkınan yöreler bile var. Bunlardan biri de Bursa’nın Ağaköy’ü. Bugün Türkiye’nin en zengin köylerinden olan ve evlerin yüzde 70’inin kaloriferli ve güneş enerjili olduğu Ağaköy’ün kazancı Deveci armutlarının ihracatından geliyor. Lütfi Deveci, köy hakkındaki haberleri basından okuyunca bir arkadaşıyla köyü ziyarete gider. Ağaköylüler, verimli arazinin de yardımıyla 2 kilo 867 gramlık armut yetiştirmeyi bile başarmıştır. Deveci, “Dünyanın en verimli ovalarını gezdim ama Ağaköy’deki toprak yapısını hiçbir yerde görmedim. Orası bir tabiat harikası.” diyor. Hatta köylülere, bu işi yaparken kendisini hiç aramamaları sebebiyle sitem etmiş. Buna rağmen yapılan işi beğendiğini ve kendi ürettiği armutla insanlara bir kez daha faydalı olmanın gururunu yaşadığını belirtiyor.</p>



<p>Başlangıçta da belirttiğimiz gibi Lütfi Deveci halen Alaçatı’da günlerini geçiriyor. Yörede tarıma meraklı girişimcilere tecrübesiyle destek veriyor, önerilerde bulunuyor. En büyük hayali, çok emek verdiği Samsun ve Gebze gibi yerleri tekrar ziyaret etmek, kuruluşuna öncülük ettiği çiftlikleri tekrar görmek. Ancak yaşı ve sağlığı buna müsaade etmiyor. Cumhuriyet döneminin bu büyük emektarı ve tarım gönüllüsü aslında ömrünün sonbaharında bir kenarda unutulmayı değil, daha fazla hatırlanmayı ve daha fazla vefayı hak ediyor! Hem tarım sektöründen, hem de devletten…<br>Yazının kaynağı :&nbsp;<strong>http://www.oltulu.net</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Armut bahçelerinde hasat bereketi</title>
		<link>https://agakoy.com.tr/2022/08/27/armut-bahcelerinde-hasat-bereketi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ağaköy Muhtarlığı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2022 18:04:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://agakoy.com.tr/?p=284</guid>

					<description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Tarım A.Ş. aracılığıyla katma değeri yüksek tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırma çalışmaları kapsamında deveci armudunda hasat sevinci yaşandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Tarım A.Ş. aracılığıyla katma değeri yüksek tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırma çalışmaları kapsamında deveci armudunda hasat sevinci yaşandı.</p>



<iframe width='100%' height='500px' frameborder='0' allowfullscreen src='https://www.bursa.bel.tr/video_paylas.php?id=30693'> </iframe>



<p>Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması, kaliteli üretimin teşvik edilmesi ve ürünlerin dünya pazarlarına sunulması başta olmak üzere her alanda çiftçilerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, üreticileri desteklemeyi sürdürüyor. Bursa’nın coğrafi işaret tescil belgesi bulunan ürünlerinden deveci armudunda da hasat Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen törenle başladı. Gürsu Ağaköy tarımsal Kalkınma Kooperatifi önünde düzenlenen törene, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yanı sıra Bursa Milletvekili Atilla Ödünç, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır, Tarım İl Müdürü Hamit Aygül, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Senih Yazgan, parti temsilcileri ve üreticiler katıldı.</p>



<p><strong>“Çiftçimize bereketli bir hasat dönemi diliyorum”<br></strong>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, törende yaptığı konuşmada Büyükşehir Belediyesi olarak tarımla alakalı ciddi şekilde kafa yorduklarını söyledi. Bu sayede hem üretim kalitesinin hem de ihracatın giderek arttığını dile getiren Başkan Aktaş, özellikle ihracat noktasında armutla alakalı yaşanan ilaç kalıntısı sorununa dikkat çekerek, bu konuda çiftçilerin daha bilinçli olması gerektiğine söyledi. Ahududu, yaban mersini, incir ve biberden sonra armut hasadında da bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Başkan Aktaş, “Armut özelinde ihracat noktasında ilaç kalıntıları yüzünden sorun yaşandığını biliyoruz. Bu konuda hepimizin üzerine düşen görevler var. İhracat için nasıl ürün istiyorsa, o şeklide üretim yapmalıyız. Ahududu ve yaban mersini ihracatı ile alakalı hiçbir sorun yok. Bu yıl ahududu, yaban mersini ve incir değerini buldu. Büyükşehir olarak tolere etmemize gerek kalmadı. Sadece ay çekirdeği fiyatları konusunda sorun yaşanmıştı. Büyükşehir olarak eksper kontrolüyle alımlara başladık ve fiyatlarda biraz yükselme başladı. Gürsu da armudu ile marka olmuş bir ilçemiz. Armudun, Türkiye üretimi 500 bin tondan fazla. Bunun yüzde 40’dan fazlası Bursa’da üretilmektedir. Bunun da yarıya yakını sadece Gürsu’da üretilmektedir. Bu sene ihracatının fazla olacağına inanıyorum. Bunun için Tarım AŞ marifetiyle aracılık edeceğiz. Bursa sanayi ve kültür şehri ama aynı zamada bir tarım şehridir. Ürünlerimizle Türkiye ve dünya sofralarını lezzetlendireceğiz. Çiftçimize bereketli bir hasat dönemi diliyorum” dedi.</p>



<p>Bursa Milletvekili Atilla Ödünç de Gürsu Deveci Armudu’nun tanıtımı için gerek mecliste gerekse de Ankara’da çeşitli etkinlikler yaptığını hatırlatarak, hasadın başta Gürsu olmak üzere Bursa ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.<br>Kırsal kalkınma faaliyetleriyle her zaman çiftçinin yanında olan Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür eden Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da ilçedeki tonlarca armudun toplanması için yüzlerce mevsimlik işçiye ihtiyaç olduğunu, mevsimlik işçilerin konaklama sorununa çözüm üretmek adına altyapı çalışmalarına başladıklarını ifade etti.</p>



<p>Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Senih Yazgan, Türkiye ihracatında tarımsal ürünlerin önemli bir yer tuttuğunu belirterek önlerindeki en büyük engelin ise kalıntı sorunu olduğunu ifade etti. Bu sıkıntının aşılması konusunda üreticiye büyük görev düştüğünü anlatan Yazgan, “Bu sıkıntıyı aşarsak başta Bursa olmak üzere tüm şehirlerdeki ürünlerin ihracatı daha fazla yapılabilir. Siyah incirin ihracatında bu sene yaşanan başarının aynısını armutta yapabiliriz. Yeter ki kalıntı sıkıntısını bir an önce çözelim. Bu konuda üreticilerin kurumlarla işbirliği yapmasını istiyoruz. Yumuşak çekirdekli ürünlerin yakın zamanda bir star gibi parlayacağına inanıyorum” dedi.<br>Tarım İl Müdürü Hamit Aygül, 2019 yılındaki verilere göre dünya genelindeki armut üretiminde Türkiye’nin üçüncü sırada yer aldığını hatırlatarak, 2022 yılı verilerine göre üretilen 545 bin ton armuttun yüzde 40’ına yakınının Bursa’da üretildiğini söyledi. Gürsu’nun da armutta bir marka değeri olduğunu belirten Aygül, geçen sen Gürsu’da 88 bin ton civarında armut üretimi yapıldığını açıkladı. 2021 rakamları bakıldığında Bursa&#8217;dan 19 bin 450 ton civarında armut hasadının yıl boyunca yapıldığını dile getiren Aygül, Tarım İl Müdürlüğü olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.<br>Törende konuşan Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez ve Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hakan Şener desteklerinden ötürü Büyükşehir Belediyesi’ne ve Tarım AŞ’ye teşekkür etti.</p>



<p>Konuşmaların ardından yeni kurulan Ağaköy Bacıyan Kadın Kooperatifi üyeleri, günün anısına Başkan Alinur Aktaş’a hediye takdim etti. Daha sonra toplanan armutların paketlemesini yapan çalışanlara yardım eden Başkan Aktaş, forklift kullanarak armutları soğuk hava deposuna taşıdı. Başkan Aktaş ve beraberindekiler daha sonra armut bahçesine geçerek çiftçilerle beraber hasat etkinliğine katıldı.</p>



<p><a rel="noreferrer noopener" href="https://www.bursa.bel.tr/haber/armut-bahcelerinde-hasat-bereketi-30693" target="_blank">BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağaköy’e yeni yaşam alanı</title>
		<link>https://agakoy.com.tr/2022/08/27/agakoye-yeni-yasam-alani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ağaköy Muhtarlığı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2022 17:24:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://agakoy.com.tr/?p=271</guid>

					<description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Gürsu’nun Ağaköy Mahallesi’ne kazandırılan hizmet binası törenle kullanıma açıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Gürsu’nun Ağaköy Mahallesi’ne kazandırılan hizmet binası törenle kullanıma açıldı.</p>



<iframe loading="lazy" width="100%" height="500px" frameborder="0" allowfullscreen="" src="https://www.bursa.bel.tr/video_paylas.php?id=30339"> </iframe>



<p>Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlı adımlarla hayata geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 17 ilçede de özelikle kırsal mahallelerde yaşam kalitesini yükseltecek çalışmaları da aralıksız sürdürüyor. Tüm dünyada yatırımların neredeyse durma noktasına geldiği pandemi sürecine rağmen özellikle altyapı ve ulaşım yatırımlarından asla taviz vermeyen Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç duyulan kırsal mahallelere de sosyal donatı alanları kazandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda Gürsu’nun Ağaköy Mahallesi için projelendirilen hizmet binası, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır, Bursa Milletvekili Atilla Ödünç ve AK Parti İl Başkanvekili Mustafa Yavuz’un da katıldığı törenle hizmete açıldı.</p>



<p><strong>Dolu dolu kullanılacak</strong></p>



<p>Toplam 336 metrekare alan üzerine inşa edilen, bünyesinde çok amaçlı salon, düğün salonu ve hizmet birimlerinin bulunduğu iki katlı binanın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, bölge halkının en önemli taleplerinden birinin hayata geçirilmiş olduğunu vurguladı. Pandemi nedeniyle ülkenin çok zor günlerden geçtiğini, ancak normalleşme süreciyle birlikte Ağaköy Hizmet Binası’nın düğün, nişan, konferans gibi farklı etkinliklerle dolu dolu kullanılacağını ifade eden Başkan Aktaş, “Gürsu nüfusu 100 bine dayanan ve hızla gelişen ilçelerimizden biri. O nedenle ulaşımdan altyapıya, spor tesislerinden hizmet binalarına kadar her alanda önemli yatırımları hayata geçiriyoruz. Özellikle kırsal mahallelerimizde yaşam kalitesini artıracak yatırımlara önem veriyoruz. Bu hizmet binalarını sadece Gürsu’ya değil, Mustafakemalpaşa’ya da Yenişehir’e de, İnegöl’e de kazandırıyoruz. Hizmet binamızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>



<p>Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da Ağaköy Mahalle Konağı’nın seçim öncesi verdikleri sözlerden biri olduğunu hatırlatarak, bir sözü daha gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin elinin her yerde olduğunu hatırlatan Işık, katlı otopark ve kapalı Pazar alanı, Cüneyt Yıldız Caddesi düzenleme ve Ana Kucağı başta olmak üzere bölgeye kazandırılan tüm hizmetler nedeniyle Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a teşekkür etti.</p>



<p>Bursa Milletvekili Atilla Ödünç de Ağaköy’e kazandırılan hizmet binası nedeniyle Başkan Aktaş ve emeği geçenlere teşekkür etti.</p>



<p>Kurdeleyi keserek binayı hizmete açan Başkan Aktaş ve beraberindekiler daha sonra vatandaşlarla sohbet edip, şeftali ve armut hasadının başladığı mahalledeki soğuk hava depolarını ziyaret etti.</p>



<p><strong><a rel="noreferrer noopener" href="https://www.bursa.bel.tr/haber/agakoye-yeni-yasam-alani-goruntulu-30339" target="_blank">BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
